Nerede Aptallar Mübarek, Şairler Deliyse (EP)

by Kiliseler ve Liseler

/
  • Streaming + Download

     

1.
02:04
2.
3.
4.
5.

about

Beats by aytek

credits

released November 1, 2016

tags

license

all rights reserved
Track Name: Ân
Direndiğim gün elimi yüzüme götürmüştüm
Yağmur yağıyordu. Perde 1 – yağmur yağar
O şarkı çalıyordu – Fletta ofan af mrrr
Basit zaaflar hiç çekinmeden büyük felaketlere yol açabilir

Tanrı da böyle işler - Top sakallı yaşlı bir edebiyatçı da.
Bir gün aynı şarkı çalar - Ve her şey boktanlaşır
Hey hafifmeşrep yağmurlar! Islanıyor saçlarım
Bu yağmurların piyanolarla bir ilgisi olmalı

Bu yağmurların tanrıyla bir ilgisi var
Bu kısır döngü, ah, ümitsiz termodinamik!
Çünkü onun toplumları karıştıran bir yüzü var
Ve beni bir türlü çekemeyecek şiirsevmez herkesliği

Artık saçlarım dökülmesin, otobüsleri karıştırmayayım
Yoksa hasta olacağım, yağmurlar - Hasta olacağım tanrım.
Hasta öleceğim, sonum bu, Bu yağmurla sevişirken korunmalı mı?
Fakat bu denize şemsiyeyle girmek gibi olurdu

Kahrolası halüsinatif yağmurlar! - Perde 2 – Oldum olası ben.
Çünkü tüm hastalıklar kapitalisttir, ilaçlar kadar kapitalist
Çektiğimiz tüm acılar işte bundan
Artık şüphe duymayayım yalnızlığımdan

Şu gökyüzünün ardında çok daha yüce bir şey var
Şu güneş denen çemberin ve ay denen kağıdın
İşte! yıldızların ardında utangaç bir Tanrı var
Bizimle tartışacak kadar rahat ve lüks değil hayatı

Ki hududumuz çizilmediyse onunki gibi
Ya da güzel bir kadının vücudu gibi
Siyasî sınırlarımız da kabul görmez devletçe
Çünkü kahrolası güzellik özgürlüğün kendisinde

Artık delinmesin kum saatim, dakik çalsın alarmım!
Yağmurlar, ne kadar da safsınız...
O kadar safsınız ki, sizi yalayabilirim
Mürekkebiniz bana dermanlar çizsin
Çünkü en güzel derdimdir ıslanışım
Finita la comedia! Elimi yüzümden almışım.

Hayat çok kısa!
Gidip biraz daha uyumalıyım.
Track Name: İsa Kırk Yaşında Neredeydi?
v1
Perişanlık
Seni sevdik

Hatırımda kaldın bunca yılın tek bir hatırası olarak
Kanatlarım uçtuğundaysa ben geride kaldım
Ben aslında tohumlanan toprak kadar şımarıktım
Büyüdüm. Ben büyüdükçe Allah da büyüdü

Cebimdeki son kuruşu acildeki vezneye verdim
Hükümet bir esefle en başından bilir bunu
Param silahım ve sonum yoktur benim. Anladım
Bu şairler niçin sürekli ceplerinde bir şeyler taşıyorlar

Artık neden acele ediyorum derslerim bitti
Öğrenecek bir şeyi kalmadı diplomasını aldım
İsa kırk yaşında neredeydi?
Cebimdeki son kurşunu bir kağıda sıktım

Müslüm gürses gitti ferdi tayfur yaktı beni
Ben esasında çürüyen bir ağaç kadar dalgındım
Gençtim. Allah da gençti. Anlamış bulundum
Allah'ım bu insanlara fısıldadığın şey neydi?

NAKARAT
Ezan okundu adımı duydum (duydum)
Perişanlık
Seni gördük

Sura üflendi adımı duydum (duydum)
Perişanlık
Seni bildik

v2
Bir çocuğu ince bir kitabı severken gördüm
Kanatlarından tutmuşçasına kaldırdı onu
İçini açtı fakat zorlanınca dişlerini kullandı
Yüreğini kitaba kitabı toprağa ekip dört mevsim umutlandı. Dur!

Sevinilecek bir yaşamım olduğunda
elbet yaşama sevincim de olur. Anladım
Halk aşklıysa sokaklar banklardaki çiftlerle doludur
Ben bir anlamda sürülen bir tarla kadar hazırdım

İyi de kıvırmıştık esasında duruş şeklimizi
Kredi kartlarımızı, ah, kurnaz toplumu
Para ve zamanı hesaplamaktan biraz büküldük o kadar
Şimdi sigaramın dumanı hanginizin ruhu?

Ben iyi bakılırsa yanan bir kovuk kadar çaresizdim
Kurduğun kuranı indirdiğin incili tek solukta okudum
Cebimdeki son kuşu allaha emanet
Sabahları göbekdeliğimdeki yünleri örülmüş buldum

NAKARAT
Çocuk bağırdı adımı duydum (duydum)
Perişanlık
Seni bulduk

Ben durdum Allah da durdu (durdu)
Perişanlık
Seni sevdik
Track Name: Sevi Seniyorum
v1
Hastanem var, anlıyor musun?
Adam paltosunu giyerken komodinde duran silah
Yağlı urgan, işte filimler tam burada durdurulur.
Bir mahpus sigarasıyla Mine'yi anlıyorum.

Gözlerinde dizilmekte beni büyütecek dert.
Bugün benim cesedim sen olacaksın bir düşünsene
Şu perdeler açılacak ve gurbet sığacak odacıklarına
Küpelerini tutturacaksın etine, biliyorum.

Tanıdığım bir Fığansız var ya da onun gibi bir şey
İlkel dertlerim var benim nenennem Elif'in kağnısı.
Bunun için dik açılı şu duvarımdaki İncil
Hükümet beni sana ulaştırıyor, geliyorum.

NAKARAT
Sanki gökten bir sel düşer, ah
Kalbi görse dil susamaz
Halim öyle, der, bir türlü olmaz, olmaz, olmaz!
Yaranın içine eğer yaradan yazılmışsa
Tuz bastığım gibi bir put daha,
Ah, bir put daha kırdım, anla...

v2
Yanakların avuçların ve dahi dizin topukların
Şiirlerde daima pembe olarak zuhreder
X şeklindeki çarmıhın için sana elbiseler dikiyorum.
Unutma sevgilim, cellatlar sağır ve dilsizdirler.

Ah etolojinin bir ölüm dalı olma olasılığı
Ah makam-ı mahmud, ah müşahhastan mücerrete
Meskun mahal, meyyit şehir, meyyalsiz yurdum
Şimdi ne desem ilkel olacak yine de sevi seniyorum.
Track Name: Devlet ve Romantizm
Şu göç yolu, metropol, şu ipekten kelebek
Kuvözden seken mermi, küvetten taşan kan
Trajikomik fiyasko çünkü kan damlıyorum ben.
Şu çağın tabancasına göğüs gerdim kırıldım ah

Ve içimde nişanalabiliyormuşum duygusu
Bağışlayın, o gün bir koridordu oluşturduğum yer.
Elbette Rimbaud elbette Mayakovski
Menşei cennet ehlî Hasan Sabbah da söyler!

Hasan Basri yoksa ve göğüs germişse köpekler
Göğsündeki kemiklerin bir önemi yoktur.
Mümkünümü almışken şu edepsiz heykel,
Nasıl olur da hâlâ gümüşlerle yontulur!

Şimdi tüm denizleri içsem çatlayana kadar
Ya da gözlerinizde biriksem bir gece bayım
On sekiz yıldır bir koridordu oluşturduğum yer,
Ah cürmüm bu gece nefis bir yer kaplar.

Ve işte Sahra ve mağara ve Allah!
Sanıyorum ki daha önce de görmüştüm bunları.
Şimdi siz çarmıhtaki İsa gibi yatıyorken yatağınızda
–ne büyük meseleler yaptınız acûl hayatlarınızı–
Track Name: Ene'l Hakk Mine'l Aşk
v1
Dişlerinin arasında çatırdar kemiklerim
Yârim!
Bak tarihî şeyler oluyor memlekette
İsmail de sırf sana rastlarsa diye şık giyiniyor.

Tabii ya bugün cuma geç çıkacaksın
Salma zülfünü ve dahi ben duvarlara toslarım
Belki bu duvarları aklım alırdır diye.
Bir dönem külttün kült İsmail de biliyor.

Kaşlarını çattığın beri ben yüzüm düşüyor.
Yârim! - Otomatiğe bastım gel
Ben çıkamıyorum bu tek odalı mağaramdan.
Kara sevda sana bana ah aklım almıyor.

Peki peki niye İsmail'in yanında üşüyorsun da işte benim yanımda yoksun bile?
Ben babannemden görmüştüm iyi bilirim
Güle bakmasını Gül büyütmesini
Yârim!
Benim durumum vahim
Hakkımda konuşulunca neden sesler alçalıyor.

v2
Ellerini sürttüğün kalorifer petekleri
Yol çizmiş gidiyor gidiyol yor çizmiş.
Bembeyaz kızların tül etekleri
Yârim!
Ceplerimiz ellerimizi ısıtmak içinmiş

Yerlere gerekli baş vurarak sevgilim
Seni de açıkça almış olacağım kavmime
Ah okulçıkışlarında düşerken şüpheye
Öte yandan kuşlar beslesin bizi
Yârim!

Bana istenmediğim şarkılar söyletiyorsun
Sergilediğin krizlerle ve karakomedinle
Varoluş varoştan geçer ve sen, İsmail'le
O gün iyi ki gördüm seni keşke görmeseydim.