Track Name: Cihana Sığmazam
v1
(Mende sığar iki cihan, men bu cihana sığmazam)

Çünkü cihan benim içerimde
Ben cihanın içindeyim, tadarım da içerim de
Bir yerinde küfür bakî, aç yatarlar diğerinde
Kaç yazar bu, kaç paran var, kâşâneler düzeninde?

Sığmazam çünkü ceset değilim, sağduyum var
Hissederem hırsızı, bel'amı, katil olma!
Bak burada ne var? (Para) Kalk put yap hemen
Fakat adına demeyiverirsin Lat, Uzza, Menat.

Şu cismin içindeki mânâya sığmazam
Materyalist der bana da huriyle hesap yapar
Aklı değil nakletmeyi ulvi bir görev sanar
Ben Muhammedi'yim. Şii, sünnilik sana kalan

Cüzzi bir rakamla yap faiz geliri
Bundan kâr elde et, hani bu caiz değildi?
Tabii hemen buna uygun bir vaiz belirir
Muhammed'in bahsettiği o hain kim peki?

v2
(Yersiz yurtsuz cevher menem, hiçbir mekana sığmazam)

Halk yönetilmez, halka yönelmektir vazifeniz
Halka yönelmek değil mi ki zaten Hakk'a yönelmektir?
Bir milyar insanın rızkını yediniz doymadınız
İbadet deyip dünyayı cehennem ettiniz korkmadınız

Kaldır başını seccadeden
Tabii kaldıramazsın yoksa âlimallah deden ne der
Yan komşun kiracı ve kucağında yetim bebek
Aç muhtaç evet fakat isyan etmez
Çünkü ahirette dediler hep adalet

Şu cihanda sana bak ne güzel öğütler vardır
Siz her şey bizim dedikçe direnir örgütler artık
Yükseldikçe Kisra'nın tahtı ölümler arttı
Fakat biz inandık davamıza dönülmez artık

O salât edenlerin vay haline
Çünkü saklandıkları yer kâşâneler
Kaç kere mauna ortak olup ah aldınız
İsyan edip ayaklanmanın tam vaktidir

v3
(Hem sedefem hem inciyem, sırattan da geçiciyem)

Çünkü müminin yoludur sırat-ı müstakim
Kâfir üreten molla dolu, firar eder beyin
Daire zengini ev sahibi binayı süsledi
Sonra mülk Allah'ın dedi ve kirayı istedi

v4
(Yertsiz yurtsuz cevher menem, hiçbir mekana sığmazam)

Kapitalizm abdesti bozar mı hocam?
Hayır evladım, suyu yüzüne bolca çal
E, böyle israf olmuyor mu hocam?
Hayır, Allah vermiş kullan demiş hem istediğin kadar
Track Name: Sigara ve Namaz
NAKARAT
Günde beş paket sigara
Günde beş vakit namazla
Hayatım bundan ibaret!

v1
Karanlık
Beni anlama, beni hisset demenin vakti
Kalabalık
Yollar daha bir sabahkinden sanki
Bir ses
Yürü gidiyoruz dedi ve evden öyle çıktım
Yürüdüm ölümün aydınlattığı büyülü şatoya

Hey canım insan
Az bilinen bir hayırsız lisandır kabullenmek
Dünyanın başına gelenleri
Sana kalsa bunların hepsi başkalarının halt yemesi
Kimse şuna bak demesin
Suç bizde kapat çeneni

Bir varoluşu anlama mücadelesi
Ve vadesi yitmiş masal badiresi
Garipser aşağılık herifler seni
Hiç kimse sakın kalmadı ersin'de vefa demesin
Çünkü her lanet günün sonu gelir hayata veda edesim

Böyle mi yazmalıyım ha?
Yoksa etmeli miyim
Aranızda yer bulmak için her şeyi izah?
Hayır sanmam
En iyisi kayıp kalmak
Çünkü haykırmazsan kanadığının farkına bile varmaz sayın insan

Nasıl olsa
Acıyla çizilince bir hayli ince çizgi:
Bir uzun yol, bir lütuf bir huzur yok
Sev, bağlan, kon, sonra kopmasından kork
Kanatlarınla düğümle dilersen
Kurtuluş yok, düşeceğin yere öpücük koy

Benim derdim değil küsûr benim derdim bulmak bir kusur
Benim derdim kavrulsun bu ruh, istemem yersizdir sulh
Ben özle mesulum gören gözle mesut
Bildiğim en masum mevzu en afilli üslub bu
Ve destursuz sevişler sokulur yamacıma usul usul
Plastik eller uzanır bir kalp böyle yok olur
Uzak artık yar sandığımızın eşşiz kokusu
E meçhul sevişmeler meşhur ihanetler doğurur

Soğudum adem'in cümlesinden üşüdüm
Acılarımız bile dümenden, kime güvensem diye düşündüm
Çocuğum daha 23 yerimden küçüğüm
Çok sigara külüyle teyyemmüm çok seccade dürülü

Dünyanın ve gözlerimin sunduğu şeydir bu bana
Yalnız doğmak gri görmek; yani şair olmak
Lanetlendim fakat uzak kalmakla halktan
Ah Kibrim yakamı bırak anlatacaklarım var bak

Aydınlık öfkemi dindir demenin vakti
Sadelik hiç olmadığı kadar hem de şimdi
Bir ses biliyorsun aradığını dedi ve öyle anladım
Hazırım feda ettiğimden daha çoğunu vermeye

v2
Kahve hararetiyle başlıyor bir pazar sabahı
İnsanlardan selâmı kesmiş bir adamken artık
Bipolar fenalık bu diyorlar sen artık,
İyisi mi kaldır kafanı şu hikâyelerden bir adım daha attım

Bir diğer adımda ise tahayyülümün dışındayım
Balkon ve zemin burada, daha yolumun başındayım
250 metre uzaktayım ölümden karanlık!
Henüz turuncu bir bahar gününün sabahındayım

Henüz vakit erken derken şimdi vakit bulamamışım bile
Ölüm denen olaya kuramamışım yine saatimi
Diyeceğim o ki, nasılsa bulanışımın seliyle çatırdayacak yağmurlar
Bu yanlışımın tesiriyle

Gel benimle! Varoluşun varoşluğundan geçelim
Bir yârin dudaklarından sarhoşluğunu seçelim
Üstelik sabahında henüz karhrolduğumuz gecenin
Yırtıp atsak nedir yani gündüz kan kustuğumuz bedeni

Şimdi böyle bir ruha sahipsin
Tarifsiz bir acıyla var oldun yıllarca sakinsin
Bariz bir iğretiydi hâlinin tarifi
Sahici düşlerini katledip attılar
Lanetli bir mübadeledesin
Yani şimdi mücadele kesin!

Huzur neresidir? Ya da eminim ki bu rezilin gururdur sesi
Bu tatlı masumun küçük ruhu ve huzursuz sesi
Yudum yudum ölüm bu, artık bir köşede vuku bul derim
Neresinin neresisin sen söylesene şuursuz şehir?

Şiirsiz herif! Hadi durma sakın bildiğini karala
Kesin takıl derim çünkü şimdi benim yerimdesin
Dirin rezil derin tabii rüsvâ duyduğuna inanan
Kulaklarını açacaksan adamım beynini kapama

Sahici yalanlar yalayıp ardından yutarsan eğer
Karalayıp durduğun kâğıtlara birkaç adımda uzansan yeter
Kurallar neden mazluma üşüşür sualler ne der
Seni bu rezil hâlin içine itenler düşenden beter

Mâli kederler
hâli katil hâli yani haydi gör
Hain neferler
yarın katli vacip denir şimdi öl
Taklit devletler
denir bekâ senin için değil söz
Bâtıl servetler
hanedânın hâli malumdur

Yani şair susma sakın sustuğunu duyarlar
Kinini kendi cüssene kustuğunu sanarlar
Durduğunuz yerin değeri sunulanı yuttuğunuz kadar bak
Uçkurunu tutamayanların daima pustuğu bu dünyada

Hülyanın içine sıçılmışsa ruhuna işin düşer
Oturup yazacaksın şuuruna biner kalem
Şiirine siner alem bir cam kırıldı kırılacak
Ateş düştü kalem gördü, yazıldı yazılacak

NAKARAT
Track Name: Hey Canım Hayat
v1
Hey canım hayat
Senin ben ismini ilk kez aç yattığım çok yağmurlu bir akşamda
Bu bulutların kimlerin baraj kapaklarında kapana kısıldıklarını
Ve böylece kurumaya mahkum edilmiş avarları
Düşündüğüm anda gürleyen gökten işittiydim
Önce üzüldüydüm zor ettiydim sabahları
Seni daha evvel tanımalı bu sırrı çok önce çözmeliydim diyeysede
Sonra sen söyledin ve bende anladım ki matem cenazelere yaraşırdı
Bizim olan için ise mücadele etmek gerekliydi
Artık bir döğüşümün olmasına gayet sevinçliydim

Senden dinleyeceklerim sana diyeceklerimden fazla değil
Bilirsin halk ürkütülmeden uyandırılırsa aşka gelir
Arza değer ne başım ne naaşım o salt umudum
Ey dipdiri meyyit senin adına hayaller kurdum

Şimdi, şuracıktan atlasam nerlerimden kırılırım
Şimdi, şuracıktan biraz hüzün damıtamaz...
Ah neyse..
Gökte gene düşerse böğrüne saplansın diye Adem'in.
Ben hep minarelerin mızraklardan esinlendiğini hayal ettim.
En çok da burada yanıldığımı.
İki elim ve bir başımı
Ve nehirlerin de bir gün kuruyabileceğini
asla kabullenmedim

Yine de
Çapaya giden kadınlarımız var bak hey
Yüreği torna tezgahlarında işlenmiş abilerimiz
Mensubu olduğu dünya görüşünü sahiplenmiş kardeşlerimiz
Ve bunla beslenen smokinler, görüyorum, hep kan dişleriniz

Biz de biliriz en az bir bel kadar siper neye yarar
Ama bilmekteyiz ne Ulyanov'un ağabeyine ne Fanya Kaplan'a yapılanlarda haklılık var
Seni avuçlamak
Sarıp seni bağrımıza dökülen kurşun sarmalamak
Koşun çocuklar koşun sabah üzerimizden gidiyor hem bizi harcamadan

Nakışlanmadan derimize hak analarımızın ahşap kasnaklarında
Ve putlarımızı kırmadığımızdan pot kırmaz Tiranla doldukça çevremiz
Ürkekliğimizi gizlemek için
bir peygamber ile sürekli aramıza
koyacak farklar da buldukça biz
Elbet bilemeyiz hürriyet nedir
Çünkü
bırakmaz ki bizi coşalım
dışımızda kurulan değil asıl içimize kurduğumuz sistemimiz

NAKARAT
Hey canım hayat, sen en duru sanat
Çok ıssız tavaf, tek kurulu saat
Sen albatros, uçarken dans eden kanat
En az uçurumlar kadar güvenilir,
vaharca sıcak

v2
Şu arz ve arş tanımaz yüreciğime inen vaat
Gel kalabalıkları bırak, ben bıraktım bak
Çünkü tek bağışlama mücadelemizi durduramaz
Yahu korkmak da ne
Sade bedenlerimizdir görünür olan
Gazlı bez ve bandajlar değil mi ki korniştir
Bir kuşun göçtüğü ağaca öncesinde kaç tanesi ilişmiştir
Yapabileceğimiz en iyi iştir bu dünya da ormanlar suvarmak
Sonra sana avuçlarımdan biraz çiçek ve solgun yüzler toplarım hayat

NAKARAT

v3
Şimdi hangi silahı tutsam, önce bana doğrulur.
Hangi kadını öpsem sancısından biliyorum
tüm cihanı doğurur
Fakat
Bana tandırlardan ekmek kokusu değil, bana kükreyen alevler.
Kanatlarıyla içinde bulunduğu kafesin anahtarını takas eden
kuştan bahsettiydiler.
İşte beni de cezbeden budur.
Track Name: Düttürü Dünya
v1
Hayat, dedim bilmem neyin nesi
Doğduk ve yanacağız kesin
Yaşamak lekesi alnımızdan silinmez hiç
Bir iptesin ve sürekli yürüyorsun bir uçurumdan diğerine
Çocuk sustu

Gözleri mavi ve boncuk boncuk
Gözleri başımın üstünde ki gök gibi doldu
Bir çocuğun bakışlarında böylece koptu tufan
Sonra dindi baktım dünya ortada yoktu
Çok yere sordum koştuğunu söylediler cehenneme doğru

O çocuk kimi zaman bendim kimi zaman koca bir toplum
Malum, gerçek bu, kaldıramayan bocalayadursun
Ya kurtsundur çünkü bazen ya kangal ya kuzu
Ya teneşir düşer payına ya jakuzi dostum

Ve zulüm varken her yanda ve sulta ki kurnaz
Benim diye geçinenler çık desen asla meydana çıkmaz
İşte söyler sana bu zat neyin nesidir hayat
Bir dost, bir kitap, bir yar ve bir silah

NAKARAT
Zulmün kimedir, senin zulmün kime düttürü dünya
yeni doğmuş bir bebek, sana vardığından ötürü üryan
Birkaç kahkaha, birkaç gülüş ve gerisi hüsran
Ölüp gidicez, hayat edecek yine üstünü örtbas

v2
Üstü kalsın, bile diyemiycez, pek rahatsız
Bünyelere sahibiz, meraklanma hayat, zulmü tattık
Senden daha zalimler de gördük hatta
Düştü aklımız, ah, güldü alem

Çünkü tatlım, kimisi hüsnü yârla meşgulken
Kimisi çektiği acılardan bihayli memnun ve
Kimisi öfkeyle çek vur der kimisi destur bre!
Kimisiyse bir türlü hesaplaşamaz kendiyle

Kiminin ayağı çıplaktır ve kiminin baldırı
Kimisi ne dediğini bilmez, yoktur dilinin astarı
Ve elinin ayarı. Kimisi delirip atlayın der
Kimisi kandırır aklını kullanmayan kişinin aklını

Doğumla ölüm arasındaki geçen o tuhaf zaman
Kimisi cevap arar buna, kimiyse sorular sorar
Yorulan da var, tabii çok uzatmayan da
Fakat en garibi duayla rüşvet isteyen adamlardır, ah...

Kimisi damarındaki asil kanla övünür
Kimiyse damarına eroin enjekte edip sürünür
Kimisi bulamaz yönünü kimisi göremez önünü
bile. Yine de bir bebeğin doğumuyla gülünür

NAKARAT
Track Name: Sesimiz Daha Derin Çıksın Diye Yok Mudur Kuyular?
Dönüp bakılası yanı yok meskun mahalin
Onuncu köyler de artık istimlak sahası parlemento binası
On asırlardır nedir gün bilmez kırgın dağlar
Gitmeli gitmeli gece en mağara neredeyse tam da oraya

Ah asla kaymakamlar kadar cesur değiliz
Katiller kadar serkeş ve kendinden emin
Ah ki yalnız kalmaktan da korktukça biz
Bilmeden de olsa dişi zehirli gizli emperyalleriz

Kim iddia edebilir bir ilgisi yok
bunların diyerek ha variller dolusu mazot kokusuyla
Çok yollar teptik, banknotlarda çizdik burunlarımıza
Yol nedir, ya yorulmak?

Hakim oldu hakemlik yapacağını söyleyenler
Gerçi ne beklenebilir
Hayatına yön verirken insan olgulardan değil de olaylardan söz ederken
İdeoloji de neymiş deyip, idollerle beslediler

Gene de
Varsın ne olduysa olsun demek olur mu
Umut tarihin tekerrür edişidir bende
Hiç olmadığı denle kan kokusu tırpan saplarında hemde
Çelikten karanlığın göğsüne
Mızraklar saplayacağımız vakti bekle

Önüne her sanat diye sunulanı kabul ettin
Ama artık yetti
Gerçeği görmenin tam vakti
Muhaliflik yitip gitti ve tesadüfe bak ki
Ece Ayhan'ın vefat ettiği yıl iktidar oldu ak parti

Bir çiçek hürriyetimiz bizden koparıldıysa
Kalk üzerine yürümek yılgının yürümesidir dağların
Ve sınırlar sınıflar sömürü ve savaş iniyorsa sırtlarımıza kırbaç kırbaç
Mücadeleni kuşan

İnanıyorum
Aşkın yeniden tanımlanacağı çağlar da olacak
İnanıyorum
Halkın içinden bir halk doğacak
Çünkü
İnanıyorum
Bir baş kalkarsa körelir giyotinler
İnanıyorum
Sizden kara gözler var, smokinler!
Ve inanıyorum
Gömdüğünüz o kız çocukları ha bir dal ha bir orman
ama elbet dirilir

Hey, sen! Ordaki!
Ne bu çekingenlik?
Atılırsak sesimiz daha gür, daha derin çıksın diye yok mudur kuyular?
Track Name: Onları da Hatırla
v1
Durma kalk, seni bugünden emin
Edecek tek şey yolun ve rapin
Yürüyorum aheste, suçum ne peki?
Durup bir düşün hadi, sonum neresi?

Ben Ali Şeriati, huzursuz edip
Size sormaya geldim, tutukla beni
Kalemle geri gelirim, zulümden öte
Seçtiğim bir yol var benim, sonunda huzur

N'olursa olur, yolumdan dönmem
Ben Şeyh Bedreddin'im, sonum da öyle
İçinizde yetiştim, ben Türk ve Sünniyim
Fakat boyun eğmedim sultan denilene

Ebu Zerr'im ben, susmam ezilene
Çöllere sürün beni, uymam gereken,
sizin yalanlarınızsa, tuğyan ederim ve
Durmam yerimde

Ben Karmatîler'im, isyan benimle
Kendine İslam diyenler düşman benimle
Taht ve paradan başka şey düşmez dilinden
İlim yolunu terk eden bu ümmet kiminle?

Ben Nesimi'yim, kurban edildim
Ben Şahkulu, Telegani, Ebu Hanif'im
Pir Sultan Abdal'ım ben, dönmem yolumdan
Ve ölmez fikirlerim hiç üryan asılsam da

Küfrün dilinde kalsın, zuhrettim işte
Ben fukara halkım, İsa benimle
Musa benimle, Muhammed benimle
Kuran hep yeter, tek ki dua et benimle

v2
Sorgula! Çünkü özün bu
Dogmatik fikirlere artık çözüm bul
Saz ve sözünden bir şair ayıkla ve
Zarifoğlu olsun adı, halkı özümse

Banka olursa aşk da olmazmış
Şairin yolu eğer terk edilmişse
Hakk'ı halktan kim ayırdıysa
Suçlu odur bayım, sen elinde geleni yap

Çünkü zalimdir vazgeçtirilen
Tevhidi aykır Nazım Hikmet gibi
Hem bir ağaç gibi tek ve hür
Hem bir ormanmış gibi kardeşçesine

Yaz defterine İkbal gibi sen de
Bir rest çek ve artık isyan et hemen
İslam ve ekmek, ihtiyacımız olan bu
Tüm cihanı dolandım...

Ben Mehmet Akif'im, derde tabiiyim
Nerede zalim görsem orada zahirim
Ben bir şairim, Allah şahidim
Karanlıksa da atî bırakma azmini

Asıl ibadettir aşk, akıl ve isyan
Yâr yanağından gayri bak, neyin var?
Kalk yerinden ve artık al elinden ne varsa
Katledenin, çünkü artık hak verdi Hakk, kalk!
Track Name: Kâğıt & Kalem (İnterlüd)
Kalemi bırak, kâğıdı dene
Kalem insanı elbet katil eder
Nice insan tanıdım zalim olan
Nice insan tanıdım hali beter

Kâğıdı bırak kalemi dene
Kâğıt baskı yapar ölemiyene
Bi yanın aşkı tadar ölesiye ve
Yazmasan olurdun çoktan veresiye bi katil.

Kâğıt, göz kamaştırır
Büyülü gelir bir an söz sanatları
Kâğıt, kalemi tekrar açtırır
Kalem, tanıdığım tek savaşçıdır

Yazmayınca var olamaz kimi insan
Suça bulaşır, kız sever, delirir bak
Böyle aşılır elbet yeni bir kâğıt
Yazmak en büyük deliliktir, aa!

Yarına çıkamazsın
Kalem, yarana tuzu bassın
Zaten tadını alamazsın moruk yapamazsın
Yaşamı tadamazsın

Kâğıt patavatsız
Gelir üstüne bi ton yük; atamazsın
Kalem mi, kâğıt mı? Adı batsın
Yoksa sonun Mamak ya da Madımak'tır

Kâğıt da kalsın, kalem de (hadi)
İkisi de eşit önemde (tabii)
Track Name: Yükümü Çeksin Katırlarım
Tövbeyle düzene girecek bir hayat umut ettim
Yanımdan kalkanlar yerinden oldular, budur derdim
Tek isteğim bir tefsirdi, tek ki huzur versin
Ben buna hayat derim, sense umut dersin
Unut dersin tüm bunları, artık unut gitsin
Buruk keşkelerle durup düşünmekse bütün hepsi
Hayatım bir ölünün anlam arayışıyla bütünleşsin
Çünkü ne zaman tövbe etsem tanrım, gülümsersin
Yükümü çeksin katırlarım, birkaç sene yükümü çeksin
Pişsin aşım, dönsün değirmen, tutunabilsin,
Hayat deyip hayat verdiklerim önünü görsün
Üstünü örtsün sevdiğinin, gönlünü etsin
Yönünü bulsun, önünü görsün, hatta bugünü bilsin
Beni her hatırladığında bir köpeğin yüzünü sevsin
Bu kadar ağır yükün altındayken yükümü çeksin,
Katırlarım, çünkü ne olursa olsun üzülüceksin
Track Name: Tüm Bu Mezarlıklara İçindekiler Bölümü Gerek
v1
Soğuktan dehşetle titrer vücudum
İnce bi ruhum var anlaşılan, böyle zuhûrum
Sükût-u hafsalam dar, rahmetini hissediyorum üzerimde
Ya bu nûru da tüketirsem?

Bilemiyorum, huzur benim için var mı yok mu?
Yok olmasını diliyorum fakat var olduğunu gözümle kestirebiliyorum
Aç mı tok mu midem?
Susuyorum. Kafam karıştı iyice

Bazen geç yatmak bile endişelenmeme yetiyor
Yine de kendi kendime yetiyom
Gecenin ayazında avazım çıkmaz
Demiştim ya, havsalam tıknaz

Al zulanda sakla beni, ben yoruldum
Sanki tek sorun bu
Bir de gayrî ihtiyârî değil, gayretle ihtiyârî çabalarım var
Çabaladım, sense sustun

NAKARAT
Kanın damardan sökülür yine, kötülük niye?
Takılıp düşersin, aklındakiler dökülür yere
Hayattan zevk almıyorsun, o halde ölümü dene
Tüm bu mezarlıklara içindekiler bölümü gerek

v2
Yolun mutlak yahut muğlak olduğunu umursamıyor nereye gittiğini bilmeyen.
O zaman acı da bir haz da.
Ve aynıdır gözümde her ikisiyle de inleyen de.

Bazı mektuplar siyah olur, bu gayet açık
Şayet acım şikayet değil zaten halen hazırda
Bir silah doludur şehrin bazen belinde
Deliler daha içten güler, hesap et sevinci.

Mezarlıklarda daha emin daha akıcı konuşurum
Alnımı açmaz yılın en yakıcı güneşi
Kendimi anlarsam eğer karışır toplum, diye korkuyorum
Uyku buranın en fiyakalı teneşiri

Derinleşmelisin kendini üstün görüp üstün körü gezindin, dedi uçurum
Köküne dek dök özünü
Işık orada, bak, dalında durur
Görmezsen intihar ur gibi büyür ha büyür
Track Name: Küçük Devrimci
v1
Ağlama yavrum
Ağladığın yerlerinden öperim seni
Sana umudun bir kuruntu,
sana umudun avunduğun bir masal yurdu olduğunu zırvalayadursun
Hüznün ve öfkenin seni yorduğu şu kan kusucu hayat
Bu puslu bu kalburüstü diyar
Ram bürüsün, diyor bırak
Sana mı kaldı düşünmek halk sürüsünün altüst olmuş eşrefliğini
Hem bak görüntü berbat
Gözlerini kapatma yavrum bilakis büsbütün karart

Bizler ki değil miyiz?
Dibine değdiğimiz bir şiir
Dinlediğimiz türkü
Ve bir başkasının hüznü ile canına jilet çekebilen
Ve din dediğimiz küfrü bin kere bine bölüp ufalamadan
Ne Karacaoğlan'ı ne Şeriati'yi ne Mayakowski'yi sevebilen
Bir güzelim cihan düşü ile
Mezara girmek şöyle dursun adım atamayız eve bile

Bu yüzden kanama yavrum. Kalk!
Kanadığın yerlerinden sen olurum. Bak!

v2
Bak, bu alemde umudu olmayan daima sömürüldü
Galiba üzüldüydün hâline, kalk bir bak ölüm buydu
Körkütük uyur bulduk halkı evde, dini de bölük pörçük
Birleştirelim istedik en baştan hırkamızı söküp diktik

Üşüme yavrum, güneşin yakmayacağı barış yurdu hayal ettik
Ve vadetti tanrı bunu bize, ardından vefat etti
Vefa neydi? Her hâlinden belli, keza siyasetten bıktık
Selâ vakti veda ettim keramete. Selâmetle...

Ve rahmetle anıyoruz artık, düş kurup dik duranları
Gördüğü tüm rüyalarla söz verip sır tutanları
Ve adını anmaz asla bu halk büsbütün kül yutanların
Baştaki herkesin palavra üslubu süslü lafları

Yine de sen üzülme yavrum, hüzün hırkam olur
Direnmekle övünürüz biz burada ölüm vuslat olur
Gözüm hırsla dolu benim, dönüp kaçmıyorum, gelin!
En büyük kötülük susmak olur, burada haydi, durma konuş!

Bizim kuyularımız şiirle dolu, atılırsak içinde umut
O gün de yusufla konuşuruz, en dipte siyerler okur,
Ve yerden bir kağıt kalemle taşarız, yavrum,
Biz taşarız ve işte o gün bir şeyler olur
Track Name: Başkaldır
v1
Hep imkansız olduğu söyleneni düşledim ben
Bu yüzden delirdin dediler ve tabi şairim bu yüzden
Ne saygı ne kıvanç ne korku salt kalbimi duyuyorum
Hakikat biricik yavrum, öpülesi yar,son uykum

NAKARAT
Başkaldır yık hudutlarını beyninin
Başkaldır dünya karşısında olduğunu bilsin birinin
Başkaldır sorgula kendini
Başkaldır pas tutmuş o tozlu kapının kır kilidini

v2
Hadi diyelim ki; fuck the world
Fuck the system
Fuck society
Bu mu sağlayacak değişimi? Hayır!
Canım insan eminim yolu bu değil.
Ya da beklemeli mi ardından gidilecek bir başkan bir reis ya da bir peygamberi,
Ya da bize ne bunlardan deyip hepsine boş mu verelim?
IIıı... Bu bir devrimcinin son dileği olurdu kesin.
Peki, devrim nedir? Bir dağın olmadı mı hiç senin!
Ya şehri gören bir mağaran?
Her şey işte orada başlar.
Aramaya başla yavaştan, bul, sonra tırman. Söyle kim var?

Sen, fikirler, yalnızlık ve içinde bulunan sistem.
Kendine başkaldırır isen mümkündür ancak hür olup uçman.
Kanatlarından bir haber ne çok kuş var.
Bize ilk düşman biziz aslında sonra evimiz sonra dünya.
Başı heves sonu hüsran.

Milyarlarca insanla aynıysan, kayboldun say.
Babanın aklını, annenin kalbini taşıyorsan, ezberletileni yaşıyorsan
Hayallerin dahil senin değil, senin değil bu hayat.
Başkaldırmak vaktidir. Çünkü bundan başka hiç bir şey seni sana sunamaz.

NAKARAT
Başkaldır yık hudutlarını beyninin
Başkaldır dünya karşısında olduğunu bilsin birinin
Başkaldır sorgula kendini
Başkaldır pas tutmuş o tozlu kapının kır kilidini
Başkaldır umudu hak etmelisin
Başkaldır senin olduğuna inandırıldığın her ne varsa
Başkaldır böyle sevilir sevilen
Başkaldır kurut kökünü yargı yanılgı ve yılgının

v3
Mesela diyelim ki dostum; ben Konya'da doğdum.
Bu yüzden Müslüman, Türk ve Sünni oldum.
Adımı dedem koymuş.
Neden, diye sorabilecek yaşa geldiğim vakit sordum, kimdim ve neden buydum?
Cevap yoktu.
Onu da zamanla yaşam getirip önüme koydu.

Bu doğru, dediler bu yanlış.
Şuna alkış yakışır buna kargış.
Bu komünist, Alevi, tarih ve sanat bu tanış, zamanla alışırsın.
Bunu hep söylediler, tarikat yurtlarında ve cemaat evlerinde.
Lanet olsun! lise de aldığım felsefe derslerinde bile.

Muhammed'e bağım var Nazım'a da
Mevlana da okurum bakarım Freud'a da
Kime ne
Hakk'a da bilime de inancım var inancım var hayata da
Akıl bu ruh bu kalp bana bakar buruk susarsalar
Nasıl olur nakil fikir bırak gerçeği çekil geri!

Kafası sığ güdülen cahil de ben olurum tercih benim
Hani nasıl derler yazacağım kaderimi kendim bu defter benim
Evet yanacağım önümde ateş cıs demesin kimse
Çünkü hiç sevmedim tecrübe etmediğim hiç bir şeyi

NAKARAT
Başkaldır yık hudutlarını beyninin
Başkaldır dünya karşısında olduğunu bilsin birinin
Başkaldır sorgula kendini
Başkaldır pas tutmuş o tozlu kapının kır kilidini
Başkaldır umudu hak etmelisin
Başkaldır senin olduğuna inandırıldığın her ne varsa
Başkaldır böyle sevilir sevilen
Başkaldır kurut kökünü yargı yanılgı ve yılgının
(Başkaldır) Artık inanman gerek
(Başkaldır) Çarpan bir yürek ve
(Başkaldır) Keşfedilmemiş ruhundan başka anayasa
(Başkaldır) Şu gökten gayrı (Başkaldır) manzara (Başkaldır) yok sana
Başkaldır hey
Çünkü seni seven birileri var
Track Name: Sana Bahsetmek İstiyorum
v1
Şimdi bahsetmek istiyorum birkaç şeyden
İzninizle, şikayetten ziyade biraz nefret bu
İnat etme dur, siyasette vuku bulur yalan dolan
Ve halen de bu alemde huzur falan yalan!

Ayrıldın yârinden, haklıydın belki de
Saklıydı gönlünde en garip çehresiyle, harbiden
Katilinin hakkını ver, bu en güzel cinayetti
İhanetten öte bir şey vardı gözlerinde, demiştin ki:

"Tek bir insan olmuşuz ruh sen isen beden ben
"Ölünce beden ölür ruh ayrılır bedenden
"Bu haini neden ben atamıyorum kafamdan
"Yapamıyorum bir türlü, hep savaşıyorum nedense"

Sapa bir yolun daha bir koyu gecesinde çabalıyorsun
Kararlı olup yer arıyorsun cüssene fakat varamıyorsun
Pahalı onur, pahalı gurur, burada her şey pahalı olur
Bunu sokacaksın kafana, anca böyle yararı olur

Dahası moruk, parası varsa aşk mı? Onu da alır
Paraya tamah eden gırla burada, onura hayır
Yoluna varıp önüne bakıp ilerliycen, sonuna kadar
Üç kuruşluk insanı da tabii bunlar satın alır

v2
Yarım kalır düşlerin çünkü seni hep yanılttılar
Çıplak kaldın, üşümedin hiç, çünkü sürekli aldattılar
Önce çok güzelsin sen dedi çevrendeki herkes
Öyle düşünür sandın ya, evrendeki herkes

Yanıldın, önem verdin bu tip şeylere, gören geçti
Dönüp bakmadı bile, elinde kalan ne? Sönen gençlik
Özel sandın kendini, fakat hiçbir şey üretmedin
Annen baban kandırdı seni, her yaptığına gülüp geçti

Onaylandın sandın, o kadar kolay mıydı sanki?
Fizik, felsefe, edebiyatla uğraşsaydın bari
İş ve değer üretirdin ve karşılıksız sevgi'den
Ziyade gerçekten görürdün değer insanlardan belki

Fakat değer şöyle dursun, hep huzurun kırıldı
Yudumluk su sızdı dostunla arandan, ucube sırıttı
Bir de bir türlü kabul bile etmeyip suçunu, kıvırdı
Sen de unutmayasın diye sayfanın ucunu kıvırdın

Korkma asla! Mahşere bıraktığın tonla dava var
Yoktan var olacak hâlin yok,
Fakat bu gidişle kalcan arafta, sonra azat eder belki rabbin
Ondan af dile. Boktan hayatın için de şöyle iyice bak şu mahşere

Şimdi iyi bak cehenneme ve görmelisin gözlerinle
Ölmediysen öleceksin, sözlerinle ya da öylesine
Babadan oğla geçen silah her gece temizlenir
Belki haklı çıkar saltanat intiharı böylelikle.

Yakacaklar seni o yüzyılın şartlarına göre
Ölümden sonra kıymete bineceksin
Ölme
Track Name: Malumatın Ta Kendisi
Tam buradan başlasın bu parça
Ve işte bizde tam buradan başlayalım -hehe- gülmeye halimize
Haksızlık ettik yıllarca Rabbe ve bedenlerimize
Hepimiz sahteyiz koduklarım artık varalım farkımıza

Seni anladığını söyleyerek hep yanına yaklaşır
Taktiğidir bu tüm puştların
Ki onlar bir başkası olmaksızın yaşayamyacayak kadar güçsüz ve adi
Ve bu asalaklar bunu kabul etmeyecek aşşağılık bir kibre sahip

Sevmiyorlar yarasını yahut bıçağını öpmediğin insanlar seni
Bunu öğrendiğim ilk andan beri bende bir defolup gitmek isteği
Ama imkan vermesin hayat
Sonra bir ip sarkar kesin
İçinde oynar sefil kafamın yaşamak hevesimin infaz sahnesi

İsyan etmesi yapmacık
Aşk deyip dokunmadığı kalmasın
Sözden sanattan bir haber aklında bin türlü maddenin markası
Ve ne kadar hızlı ve çoksa kursaktan alkolün akması
O kadar fazladır halk ve vatan sevdası ve dünyadan dem vurması

Ah zavallı şeytan sen iftirayla bükülen ruh
Dilencilerin çözdüğü sır alenen suç üzülen yok
Fallarda görünen nur dökülen kor söner tabi
Bir fısıltı bir çığ demek insanı gömer hani

Gene de söylemeliyim ki çok da farklı değilim ben sizden
Sadece bu boka nasıl katlanılır bilmiyorum izninizle
Tam burada bitsin bu parça
Ve işte biz de tam buradan kurtulalım haydi her şeyimizle kendimizden